Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil
Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil' in Astımla ilgili Anıları

Astım Hastalığı ile ilgim dünden bugüne

Prof. Dr. Zeynep Mısırlıgil

a- Astımla nasıl ilgilenmeye başladınız?

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim dalında 1973-1977 yılları arasındaki asistanlığım sırasında baktığım astım hastalarımız, benim bu hastalığa özel ilgimin artmasında rol oynadılar diye düşünüyorum.  O dönemde nefes darlığı ile gelen hastalara verdiğimiz tedavi ile rahatlayıp sevgi dolu bakışları ve yaklaşımları beni çok etkilerdi. Fakat  Göğüs  Hastalıkları Anabilim dalında  sınava girmemde rolü olan rahmetli Prof. Dr. Türkan Akyol’un çok güzel anlatımıyla  ‘’Bronş Astımı’ dersinden de etkilenip  konuya ilgimin aslında öğrencilik dönemimde başladığını söyleyebilirim. Asistanlık dönemimde tarihlerini net hatırlayamıyorum ama ‘ Astımın Etyopatogenezi’ , sonra  ‘Astım Tedavisinde kullanılan ilaçlar ve yan etkileri’ konularında seminerler hazırlamıştım.

Göğüs Hastalıkları uzmanlığımı Kasım 1977 yılında aldıktan sonra 1978-1981 döneminde Allerjik Hastalıklar dalında asistanlık sürecimde uzmanlık alanımızın en önemli hastalıklarından biri olan astım hastalığı ile ilgili ilgimin yanı sıra bilgimde arttı. Alerji yan dal uzmanlığım sürecinde 6 ay Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Alerji bölümünde yaptığım rotasyonda aldığım eğitim akademik yaşantımı çok olumlu yönde etkilemiştir.  ‘Alerjik rinit ve astım hastalarında ev tozu akarları ile lökosit histamin salınım testi’ konulu tezimi Hacettepe’de biyokimya laboratuvarında yapabilme şansım oldu. 1981 yılında Alerjik hastalıklar dalında uzman oldum. Asistanlık sürecimde ve sonrasında günümüze kadar astım hastalarını yakından takip ve tedavi eden hekimler arasında yer aldım. Ayrıca bu konudaki araştırmalarım ile katkı vermeye, çalışmalara ve toplantılara katılarak gelişmeleri imkanlar dahilinde yakından takip etmeye ve katkımı sürdürmeye çalışıyorum.

b- Türkiye'de astımın gelişimi için neler yaptığınızı (Dernekler, Bakanlık, toplantılar düzenleme, rehber çalışmalarına katılma vs)

  1. Türkiye’de alanında kurulan ilk dernek özelliğini taşıyan, 23.05.1989 yılında kurulan   Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneğinin kurucu üyeleri arasındayım. Dernek yönetim kurulunda 27 yıl çalıştım ve 2012-2016 yılları arasında da dernek başkanlığı yaptım. Derneğin amaçları arasında çocuk ve erişkin immünoloji ve alerjik hastalıklar dalında uzmanlık eğitimini geliştirmek, araştırmalara destek vermek, bilimsel toplantılar, uluslararası katılımlı kongreler düzenlemek, üyelerin ulusal ve uluslararası toplantılara katılımını sağlamaktır. Uzmanlık alanımızdaki hastalıklar arasında yer alan astım konusunda da    üyelerimizin eğitimi ve toplumumuzun bilgilendirilmesi faaliyetlerinde görevler alarak ülkemizde bilimin gelişiminde hizmet vermeye çalıştım. Derneğimizin 2003 yılında yayımlanmaya başlayan ‘’Astım, Alerji İmmünoloji (Asthma,Allergy Immunology) dergisi günümüzde uluslararası ve ulusal birçok veri tabanında taranan bilimsel nitelikli dergiler arasında yeri ile bilime katkısı artarak devam etmektedir. Derginin danışma kurulunda yer alarak katkı sağlamaya çalıştım.
  2. (TAİTAV) Türkiye Allerji,Astma ve İmmünoloji,Tedavi ve Araştırma Vakfı, Prof Dr Yıldız Saraçlar öncülüğünde  1995 yılında kuruldu. Kurucu üyeleri arasında yer aldım ve halen vakıf yönetim konseyinde başkan yardımcısı olarak görev yapıyorum. Astım konusunda  hekim ve hasta eğitim toplantıları, sempozyum ve kongreler düzenleyerek toplumun bilinçlendirilmesi ve güncel bilgilerin iletilmesi konusunda  yapılan faaliyetlerde görevlerim oldu. Ayrıca başarılı tıp öğrencilerine burs verilmesi ve orijinal içerikli araştırmalara destek verilmesi gibi çeşitli faaliyetlerin yanı sıra astımlı hastaların sorunlarının çözümü konularında ve biliminin gelişmesine imkanlar dahilinde katkıda bulunmaya çalıştım.
  3. Türk Toraks Derneği Genel Merkez Yönetim kurulu tarafından’Bronşial Astım’ başlıklı bilimsel kolun yönetim kurulu üyesi olarak 1995 de atandım. İlk toplantı Antalya Belek’te Toraks Derneği’nin ‘ Bahar Günleri’ toplantısında  9 Nisan 1995 yılında oldu. Böylece ilk ‘ Astım Çalışma Grubu’’ üyeleri arasında yer alarak ilk astım raporunu hazırlama çalışmalarına katıldım. Bu hazırlık çalışmalarımız için sayısını tam hatırlamadığım birçok toplantı sonunda ilk olarak raporun 1996 yılında yayımlanmasında katkı vermeye çalıştım. Bu raporun ulusal düzeyde etkinliğini arttırmak amaçlı 26 kuruluşunda katkıları alınarak yapılan düzeltmeler ile 2000 yılında TTD Astım Tanı ve Tedavi rehberi yayımlanmıştır. Gelişmeler sonucu rehber 2009, 2010, 2014 yıllarında güncellenmiş ve 2016 da tekrar yayınlanmıştır. TTD ve AİD birlikte astım tanı ve tedavi rehberini güncelleyerek 2020 yayınlanmıştır. Bütün bu rehber çalışmalarında katkısı olan yazarlar arasında yer aldım.
  4. Sağlık Bakanlığı ilaç ruhsatlandırma ‘Solunum’ alt komisyonunda 2000 yılında görevlendirildim. Birkaç dönem bu görevi sürdürdüm. Görev dönemimde astım hastalığında kullandığımız bazı ilaçların onayını komisyon üyeleri ile birlikte değerlendirerek olumlu olacağı düşünülen ilaçların onayları ile tedaviye olumlu yönde katkı sağlamış olanlar arasında yer aldığımı düşündüm.
  5. Sağlık Bakanlığının Birinci Basamağa Yönelik Tanı ve Tedavi Rehberleri çalışmasında danışma kurulunda yer alarak astım tanı ve tedavisinde katkı sağlamaya çalıştım (TC Sağlık Bakanlığı Birinci Basamağa Yönelik Tanı ve Tedavi Rehberleri 2003 Gökçe Ofset Lmt Şt. Ankara.
  6. Sağlık Bakanlığının 2011 yılında kurmuş olduğu Tıpta uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Komisyonlarından (TUKMOS )  ‘İmmünoloji ve Alerjik Hastalıklar’ alanında başkanlık görevini 2017 yılında emekli olana  kadar sürdürdüm. Bu görevim sırasında yan dal asistan eğitimi içinde yer alan astım hastalığı konusunda da, ulusal düzeyde standart çekirdek eğitim programının oluşturulmasında katkıda bulunmaya çalıştım. https://tuk.saglik.gov.tr/TR-84694/v-24-dokumanlari.html# 
  7. Organizasyonlarında görev yaptığım kongre, sempozyum ve toplantıların listesi EK 1'de verilmiştir.

c- Size göre ülkemizde astım tedavisi nasıl bir gelişim gösterdi?

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de astım morbiditesinde artma olduğu düşünülmekte ama etkin tedavi sonucu mortalitesinde azalma olduğunu düşünüyorum. Bu konuda son durumu değerlendiren ulusal düzeyde araştırma yapılmalı diye düşünüyorum. Tüm dünyada astım patogenezindeki gelişme, havayolu inflamasyonunun önemi ile moleküler mekanizmanın ön plana çıkması sonucu tanı, tedavi konusunda büyük gelişmeler olmuştur. Özellikle farklı astım fenotiplerin ve endotiplerin belirlenmesi, ağır astım tanısında biyobelirteçlere göre tedavi yaklaşımını en büyük gelişme olarak değerlendirebilirim. Ülkemizde hekim ve hasta eğitim toplantıları ve Ulusal Astım Tanı ve Tedavi rehberinin uygulanmasındaki artışın görülmesi, astım tanı ve tedavisinde olumlu yönde gelişme yarattığını düşüyorum. Astım polikliniklerinin sayısal artışı ile hasta takipleri daha iyi olmuştur. Böylece inhaler ilaç kullanımındaki hataların azalması ile atak riskinde belirgin  azalma olmuştur. Ağır astımlı olgularda endotipleme yapılarak biyobelirteçlere göre biyolojik ilaçların uygulanması gibi etkin tedavi yöntemlerindeki artma sonucu astımlı hastalarının yaşam kalitesinde artma izlenmiştir. Bu gelişmelerin sonucu muhtemelen astım mortalitesinde de azalma olduğunu düşünüyorum.

d- Bu konuda yaptığınız yayınlar nelerdir?

EK 2'de astımla ilgili editörü olduğum kitap ve kitap bölümleri ile ulusal yayınların listesi verilmiştir. EK 3'de  astımla ilgili uluslararası yayınlar verildi.


Sanal Astım Müzesi

Türk Toraks Derneği
Türk Toraks Derneği © 2023 . Tüm Hakları Saklıdır