Ağır astım uygun ilaçların kullanılmasına, hastanın tedaviye uyumunun tam ve inhaler kullanım tekniğinin doğru olmasına, komorbid hastalıkların tedavi edilmesine, çevresel ve mesleksel tetikleyicilerden kaçınılmasına rağmen kontrol altına alınamayan veya bu koşullar sağlanıp ilaç dozu azaltıldığında kontrolü bozulan astımdır (1). Tedavisi zor astımın alt grubudur. Aslında ağır astımda uzman merkezlere bu tanı ile yönlendirilen hastaların çoğu tedavisi zor astımdır. Her tedavisi zor astımlı hasta ile karşılaşıldığında multidisipliner bir yaklaşım ile bunun ağır astım olup olmadığına karar verilmelidir (1, 2).
Ağır astım tüm astımlıların yaklaşık % 4-6’sını oluşturmasına rağmen astıma bağlı bütün hastalık yükünün büyük bir kısmından sorumlu olup astımla ilişkili direk maliyetlerin de yaklaşık yarısına neden olur (3). Çelik G ve ark’nın Türkiye’de erişkin astımın özelliklerini belirlemek üzere yaptıkları çok merkezli çalışmada hastaların %32.6’sının ağır astımlı olduğu saptanmıştır (4). Ağır astım neden olduğu ekonomik yüke ek olarak hem hastalar, hem onların aileleri açısından sosyal sorunlara da neden olmaktadır. Ağır astımın yüksek morbiditesi ve ağır sosyoekonomik yükü ideal terapötik stratejilerin geliştirilme çabalarına ek olarak yeni ilaçların ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Ağır astım Tip 2 ve Tip 2 olmayan astım olarak sınıflandırılır. Tip 2’nin alerjik ve eozinofilik alt tipleri varken Tip 2 olmayan astımdaki alt tipler nötrofilik ve granülositten fakir astımdır (5, 6). Ağır astımın fenotipinin belirlenmesi önemlidir çünkü son yıllarda pek çok kronik hastalık için ileri sürülen kişiselleştirilmiş tedaviye de olanak sağlar. Hastanın özellikleri biyolojik tedaviler için uygunsa almakta olduğu tedaviye biyolojik ajan eklenir. Uygun değilse yüksek doz inhaler kortikosteroid, antikolinerjikler, makrolidler veya düşük doz oral kortikosteroidden (OKS) biri veya daha fazlası tedaviye eklenir. Tip 2 olmayan ağır astımda ise antikolinerjikler, makrolidler, düşük doz OKS ve termoplasti tedaviye eklenebilecek tedavi seçenekleridir.
Eozinofilik astım için başta serum veya balgam eozinofil sayısı olmak üzere bazı biyobelirteçler kullanılmaktadır. Biyolojik ajanlar son yıllarda kontrol altına alınamayan ağır eozinofilik astımlı hastaların tedavisinde ağır astım kontrolünü kolaylaştırmış, hastaların yaşam kalitesini artırmış ve bu grup hastalarla ilişkili tedavi maliyetini de azaltmıştır (7). Rehberimizde 5.basamak tedavide önerilen biyolojik ajanlar omalizumab, mepolizumab, reslizumab, benralizumab ve dupilumabtır (1, 2). Ülkemizde halen piyasada omalizumab ve mepolizumab olup. benralizumab çok yeni geri ödeme kapsamına alınmıştır.
Ağır astımın tanısı, tedavisi, kontrol altına alınması hem dünyada hem ülkemizde astımla ilgilenen uzmanların hep gündeminde olan bir konudur. Ülkemizde de bu konuda 2000-2023 yılları arasında toplamda 54 tane uluslararası ve 13 tane ulusal araştırma makalesi yayınlanmış ve çalışmaların sayısı yıllar içinde giderek artmıştır (Şekil 1). (8-12).
Şekil 1. Beşer yıllık periyodlarda, 2000-2023 yılları arasında ağır astım ile ilgili
araştırma makaleleri