Şekerel ve ark. yaptıkları anket çalışmasında ise 8350 haneden 400 astımlı hastada erişkin (n=345) ve çocukların (n=55) sırasıyla %40.3 ve %25.5’inde ağır astım saptamışlar ve Türkiye’de kılavuza dayalı astım kontrolünün katılımcıların yalnızca %1.3’nde sağlandığını göstermişlerdir (1).
Çelebi Sözener ve ark.’nın kliniklerinde takip edilen 405 astım hastasını inceledikleri 2022’de yayınlanan çalışmalarında hastaların yarıya yakın bir kısmının (%49.6) ağır astımlı olduğu belirlenmiştir. Ağır astımlıların çoğunlukla eozinofilik fenotipte olduğu, alerjik olmayan eozinofilik grupta kontrolsüz hastaların oranının daha yüksek olduğu saptanmıştır (2). SABINA Türkiye çalışma grubunun Yorgancıoglu ve ark tarafından BMC Pulmonary Medicine dergisinde yayınlanan çok merkezli çalışmasında 579 hasta değerlendirilmiş ve hastaların çoğunun (%82.7) orta-ağır astımlılar (GINA basamak 3-5) olduğu belirlenmiştir. Tüm hastalar uzmanlar tarafından takip ve tedavi edilmelerine rağmen rağmen neredeyse dörtte birinin son 12 ayda ≥ 3 kanister SABA reçetesi aldığı gösterilmiştir (3).
Ülkemizin en geniş erişkin astım verilerinden olan Çelik ve ark.’nın 2023’te yayınladığı çok merkezli çalışmada 36 merkezin katılımıyla 2053 astım hastası değerlendirilmiştir (7). Bu çalışmadan ülkemiz için çok önemli sonuçlar çıkmış olup bu bölüm için en önemli sonuç ağır astımlıların tüm grubun %32.6’sını oluşturmasıdır (4). Bu çalışmada ağır astımlı olguların %71 i alerjik , %78 i eozinofilik, %36 sı obes, %20 si NERD olarak tanımlanmıştır.
Ulusal dergilerde yayınlanan çalışmalara bakıldığında ise, Aydoğan ve ark. ise 64 ağır persistan astımlı hastada ABPA sıklığını araştırmışlardır. Hastaların %28.2'si ağır persistan astımlı olup 2 hastaya ABPA-SB ve 2 hastaya da aspergillus duyarlı astım tanısı koyulmuştur. ABPA’lı hastaların her ikisi de ağır persistan astımlıdır (5).