Atakların önemli bir kısmı hafif ataklardır ve %70-90’ı evde veya hastanede verilen tedaviler ile düzelmektedirler. Bir çalışmada atakların ufak bir kısmının (%15-17) 1-2 hafta içinde nüks atak ile geri geldiğini ve bir kısmının da daha sonra tekrar atak yaşadığını, daha ağır seyreden %15-25’lik bölümünün hastaneye yatırıldığı, bunların da çok ufak bir kısmında (%2) yoğun bakım tedavisi gerektiği ve bu grubun içinde de ventilasyona gitme oranını %3-70 arasında değiştiği gözlenmiştir. Yoğun bakımdaki hastalarda ölüm oranı %8.3 olarak bildirilmiştir.
Ülkemizde atakların hastaneye yatış oranlarını değerlendiren bir çalışmada 16 -54 yaşları arasında, astım atağı nedeni ile Acil Servise başvuran 54 hastanın 26’sı hastaneye yatırılmış (%48.14) ve 5 kişi YBÜ’de (%8.92) takibe alınmıştır. 2017 yılında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları servisinde yatmış olan 587 hastanın yatış nedenlerine bakıldığında sıklık sırasına göre) KOAH alevlenme (n=181; %30,8), pnömoni (n=166; %28,3) ve astım atak (n=63; %10,7) oranı ile astım atak hastaneye yatışlar için ilk üç neden arasında yer almıştır. Astımdan ölümler oldukça nadirdir ve tedavideki gelişmelere paralel olarak azalma trendine girmiştir.
Ülkemizde yapılan bir diğer çalışmada pandemi döneminde astım ve KOAH alevlenmelerinin ne kadarının COVID-19 virüsünden kaynaklandığını ve COVID-19 kaynaklı alevlenmelerin tedavi ve yaklaşımlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığını araştırmış. 33’ü PCR CoV2 + olan 947 astım atak hastası ve 164’ü PCR CoV2 + olan KOAH alevlenme hastası çalışmaya alınmış. SARS-CoV-2 testi pozitif olan astım ve KOAH hastalarında hastaneye yatış sayısı, yoğun bakım ihtiyacı, ventilasyon desteği ihtiyacı ve mortalite sayısı anlamlı yüksek (p<0,05) bulunmuş.
Astım atak nedeniyle acil başvuruları ve hastane yatışları sağlık sistemine önemli bir ekonomik yük oluşturmaktadır.
Ülkemizde 2000-2023 yılları arasında astım atak maliyetinin değerlendirildiği 4 uluslararası ve 2 ulusal çalışma vardır (Tablo 1).
Uluslararası dergilerde yayınlanmış çalışmalar;
Çelik GE ve ark 2004 yılında yaptıkları çalışmada astımın kişi başına doğrudan maliyet analizi değerlendirilmiştir. İlaç maliyetinin doğrudan maliyetin %81’ni oluşturduğu ve hastalığın şiddeti ile maliyetin arttığı belirtilmiştir.
N. Metin Aksu ve ark 2010 yılında yaptıkları çalışmada acil servise astım atakla başvuran hastalar değerlendirilmiştir. Hastaların %49,2’nin orta atakla başvurduğu, astım ataklı hastaların acil serviste ülkemiz için yüksek, ancak diğer ülkelere göre daha düşük bir maliyetle, daha uzun süre kaldıkları bulunmuştur.
Bavbek S ve ark 2011 yılında yaptıkları çalışmada astım atakla başvuran ağır astımlı hastalar değerlendirilmiştir. Çalışmada atağın ağırlığının arttıkça maliyetinin arttığı belirtilmiştir. Ayrıca çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda hastalığın kontrol altında tutulmasını hedefleyen sağlık politikalarının astımın hasta ve toplum üzerindeki ekonomik yükünün azaltılmasında önemli rol oynayacağı vurgusu yapılmıştır.
Bavbek S ve ark 2021 yılında yaptıkları çalışmada ağır astımlı hastalarda atak maliyetini artıran nedenler değerlendirilmiştir. Ağır astımlı hastaların akut atak nedeniyle hastaneye yatışlarının %47,6 olduğu ve akut astım atakları ile ilişkili hastane yatışları için 629,5 $ ödendiği belirtilmiştir. Ağır astımı olan hastaların yönetiminin Türkiye'de sağlık ekonomisine önemli bir yük getirdiğini ve ilaçların ana maliyet etkeni olduğunu vurgulamışlardır.
Ulusal dergilerde yayınlanmış çalışmalar;
Özdemir Ö ve ark 2014 yılında yaptıkları çalışmada astım atak nedeniyle yatan hastaların komorbidite, yaş ve atak ağırlıklarına göre maliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada komorbidite varlığı, hastanede kalış süresi ve toplam maliyet açısından anlamlı fark yaratmazken, astım atak şiddeti arttıkça hastanede kalış süresinin ve toplam maliyet değerlerinin arttığı belirtilmiştir. Ayrıca astım atağı nedeniyle hastaneye yatışın maliyetinin, İKS-LABA aylık idame tedavisinin maliyetinin yaklaşık 10 katı düzeyinde olduğu vurgusu yapılmıştır.
Serinken M ve ark 2009 yılında yaptıkları çalışmada astım atakla yatan hastaların hastane maliyetleri ve bu maliyetlere etki edebilecek değişkenler araştırılmıştır. Çalışmada atak şiddeti arttıkça maliyetin arttığı ve ayrıca eğitim düzeyi düşüklüğünün ve komorbidite varlığının tedavi maliyetlerini anlamlı derecede artırdığı belirtilmiştir.