EDİTÖRDEN EPİDEMİYOLOJİ VE RİSK FAKTÖRLERİ BÖLÜM ÖZETİ

Astım epidemiyolojisi ülkemizde en çok araştırılan konulardan biridir. Astım çalışması yapılmayan illerimizin sayısı, yapılanlardan daha azdır. Tabii ülkemiz hızla değişen bir gelişmişlik ve demografiye sahiptir. Kır ve kentte yaşayanların özellikleri, çeşitli şekilde gelen göçmenler, hava kirliliği, iklim değişikliği, endüstrileşme vs mutlaka bu hastalığın epidemiyolojisini şöyle ya da böyle etkilemektedir. Bu nedenle başta astım gibi olan kronik hastalıkların sıklığı ve etkileyen risk faktörleri sık sık mukayese edilebilir bir yöntemle araştırılmalıdır. 

Ülkemizdeki astım araştırmalarının çoğu sadece anket bazlıdır. Prospektif ve bazı testlerin de eklendiği çalışma sayısı çok azdır. Sonuçta araştırmalar astım prevalansının ülkemizde erişkinlerde çoğunlukla %2-10 arasında birikim gösterdiğini bildirmiştir. Standart bir yaklaşımla ülkemizin 14 şehir ve kırsalında yapılan en geniş PARFAIT çalışmasında astım prevalansı erişkin erkeklerde şehirlerde %6.2 (Güven aralığı %95; 5.8-6.6), kırsal kesimde %8.5 (Güven aralığı %95; 7.9-9.1), kadınlarda şehirlerde %7.5 (Güven aralığı %95; 7.1-7.9) ve kırsal kesimde %11.2 (Güven aralığı %95; 10.9-11.8) olarak bulunmuştur. Ülkemizde sanki kırsal kesimde prevalans rakamları biraz daha yüksektir. Ülkemizde astımda alerjen duyarlılığı ile ilgili epidemiyolojik çalışmalar 1990’lı ve 2000’li yılların başında göreceli olarak daha fazlayken, muhtemelen gereken yeterli verilere ulaşıldığı için son yıllarda bu konuda çalışmaların azaldığı gözlenmektedir. Ülkedeki en sık duyarlanma; Ev tozu akarları olan Dermatophagoides pteronyssinus ile olup sahil bölgelerinde daha yaygındır. Polen duyarlılığı tüm bölgelerde varken, özellikle Ege bölgesinde daha fazladır. İzmir’de Olea oranı belirgin yüksek ve Elazığ’da polenlere duyarlılık en düşük düzeydedir.

Sanal Astım Müzesi

Türk Toraks Derneği
Türk Toraks Derneği © 2023 . Tüm Hakları Saklıdır