|
Yıl
|
Yazarlar
|
Amaç
|
Olgu sayısı
|
Değerlendirilen parametreler
|
Sonuç
|
|
2003
|
Aynacioglu AS ve ark. (1)
|
Ksenobiyotik metabolize edici enzimlerin dağılımında bireyler ve etnik gruplar
arası farklılıklar bulunduğundan, bir Türk örnekleminde astımlı hastalarda GSTP1 ile 105Val
polimorfizminin incelenmesi
|
210 astımlı, 265 sağlıklı kontrol
|
GSTP1 ile 105Val polimorfizmi
|
GSTP1 Val105 homozigotlarının oranı, astımlı hastalarda kontrol bireylerine göre
anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır.
GSTP1 Ile105Val genotiplerinin dağılımı ve GSTP1 Val105Val homozigotlarının
sıklığı atopik ve non-atopik astımlılar arasında önemli ölçüde farklı bulunmamıştır.
|
|
2004
|
Gurel A ve ark. (2)
|
Mitokondriyal hedefleme sekansındaki Mn-SOD polimorfizmi ile astım arasındaki
olası ilişkiyi araştırmak
|
|
Mn-SOD polimorfizmi
|
Hastalar ve kontroller arasında genotip frekanslarında anlamlı bir fark
bulunmamıştır.
|
|
2004
|
Yildiz P ve ark. (3)
|
Astımlı hastalarda endotel disfonksiyonu ile ACE ve eNOS gen polimorfizmleri
arasındaki ilişkiyi araştırmak
|
49 astımlı hasta, 49 sağlıklı kontrol
|
ACE ve eNOS gen polimorfizmleri
|
ACE ve eNOS genotip dağılımında, kontroller ve astım grupları arasında anlamlı
bir fark yok.
Ayrıca EDD, hem ACE hem de eNOS'un gen polimorfizmi ile ilişkili değil.
|
|
2004
|
Tamer L ve ark. (4)
|
Astım hastalarında balgam gulutatyon düzeylerini ölçerek antioksidan savunmaları
araştırmak ve balgam NO2 düzeylerini ölçerek oksidan stresi değerlendirmek
|
Stabil astımı olan 11 hasta, akut astım atağı olan 10 hasta ve 11 kontrol
|
Balgam glutatyon, NO2 ve plazma NO2
|
Balgam örneklerinde glutatyon içeriği, en yüksek stabil ve astım alevlenmeleri
olan hastalarda anlamlı yüksek.
Balgam NO2 içeriği, kontrollerde, akut ve stabil astım hastalarına göre anlamlı
derecede düşük.
Akut ve stabil astım hastaları arasında balgam NO2 içeriklerinde anlamlı bir fark
|
|
2006
|
Tamer L ve ark. (5)
|
NAT2 genetik polimorfizminin astımın gelişmesinde bir rolü olup olmadığını
araştırmak
|
97 astım hastası (atopik n:62; nonatopik n:35) ve 104 sağlıklı kontrol
|
NAT2*, NAT2*6A NAT2*5A
|
Genotipe göre, mutant NAT2* ve NAT2*6A genotipi astım gelişmesi bir risk
faktörüdür.
Yavaş NAT2*5A asetilatör fenotipi hızlı fenotip ile karşılaştırıldığında
bronşiyal astım oluşturma riski iki kat daha fazladır.
|
|
2009
|
Cosan D ve ark. (6)
|
Plazminojen aktivatör inhibitör tip-1 geninin 4G/5G polimorfizm genotiplerinin
sıklığını belirlemek ve bu polimorfizmin astım gelişimindeki rolünü incelemek
|
165 kişi (98 astımlı hasta ve 67 sağlıklı kontrol)
|
Plazminojen aktivatör inhibitör tip-1 geninin 4G/5G polimorfizm genotipleri
|
Genotip dağılımı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark
bulunmamış.
|
|
2009
|
Tug E, ve ark. (7)
|
Astım hastalarının; alerjik rinit, ailesel astım, eozinofiller ve total
immünoglobulin E düzeyleri ile IL-12B arasındaki ilişkiyi araştırmak
|
53 astım hastası ve 60 kontrol
|
IL-12B promoter polimorfizmi
|
Ailesel astıma yatkınlığın A2 genotipiyle ilişkili olabileceği, astım ve alerjik
rinit birlikteliğinin ise A1A2 genotipiyle ilişkili olabileceği bildirilmiştir.
|
|
2009
|
Tezcan G ve ark. (8)
|
Astımlı hastalarda azalmış enzimatik aktivite ile ilişkili olduğu bildirilen
PARP-1 Val762Ala polimorfizmi ilişkisini değerlendirmek
|
Astımı olan 112 hasta ve 180 sağlıklı kontrol
|
|
PARP-1 762 AA genotipi astım riskinde 3.4 kat azalma,
Heterozigot VA genotipi ise daha da yüksek bir koruma düzeyi sağladığı
gösterilmiştir.
Ayrıca, vahşi tip PARP-1 762 V aleli olanların olmayanlara göre 5 kat daha fazla
astım gelişme riskine sahip olduğu saptanmıştır.
|
|
2009
|
Eryüksel E ve ark. (9)
|
Astımlı hastalarda bir ACE gen polimorfizmi sıklığını ve bunun klinik
parametreler ve hastalık şiddeti üzerindeki etkisini belirlemek
|
97 astım hastası ve 96 sağlıklı kişi
|
ACE genotiplerinin (I = İnsersiyon ve D = Delesyon) sıklığı
|
DD ACE genotipi, kontrollerle karşılaştırıldığında astımlılarda önemli ölçüde
daha sık.
Hafif veya orta-şiddetli astımı olan hastalarda bu mutasyonların sıklıkları
benzer.
|
|
2011
|
Yaroglu HY ve ark. (10)
|
CYP2C19'un genetik polimorfizminin bronşiyal astıma yatkınlıkta rol oynayıp
oynamadığını araştırmak
|
97 astımlı hasta (62 atopik ve 35 atopik olmayan) ve 104 sağlıklı kontrol
|
CYP2C19
|
CYP2C19*3 genotipi tüm hastalarda ve kontrol grubunda wild tiptir.
CYP2C19*2 heterozigot genotipin bronşiyal astım riskinde CYPC19*2 homozigot wild
genotipe göre 2,46 kat daha fazladır.
|
|
2012
|
Birben E ve ark. (11)
|
SPINK5'in epitel hücreleri tarafından apoptoz, mukus ve sitokin üretimi gibi
astımla ilişkili fizyolojik olaylar üzerindeki etkilerini belirlemek
|
-
|
SPINK5
|
SPINK5 ekspresyon vektörü ile transfekte edilmiş epitel hücreleri, transfekte
edilmemiş hücrelere kıyasla daha fazla IL-6, IL-8 ve RANTES ürettiği gösterilmiştir.
SPINK5 vektörü ile transfekte edilen hücreler önemli ölçüde daha yüksek hücre
ölümü gösterse de SPINK5'in apoptoz üzerinde net bir etkisi gösterilememiştir.
|
|
2014
|
Şahin F ve ark. (12)
|
CD14 ve TLR4 genlerindeki polimorfizmin erişkin astım fenotipleri üzerindeki
etkileri araştırılmışıtır.
|
Toplamda 131 astmlı ve 75 kontrol grubu
|
CD14 ve TLR4
|
CD14-159 C alleli varlığında (CC +CT) total IgE değerlerinin belirgin olarak daha
düşük olduğu, ve TT genotipinde tam tersi olarak total IgE değerlerinin daha yüksek olduğu
gösterilmiştir. Bunun dışında orta-ağır astımlılarda C alleli varlığının bir risk faktörü
olduğu gösterilmiştir. TLR4 genleri ile astım fenotipleri arasında ilişki gösterilememiştir.
|
|
2020
|
Karaca M ve ark. (13)
|
Risk lokuslarının derin fenotipik ve moleküler karakterizasyonunu sağlanması ve
bu genetik varyantların astım ve akciğer fonksiyonuyla ilişkili mekanizmalarının
belirlenmesi.
|
-
|
PheWAS
|
Çalışma sonuçları ile solunum hastalıklarının genetikleri ve eşlik eden
hastalıkları konusunda yeni veriler üretilmiş ve astım ve akciğer fonksiyonu ile
ilişkilendirilen lokusların derin bir şekilde karakterizasyonunu sağlanmıştır.
|