EDİTÖRDEN PATOGENEZ BÖLÜM ÖZETİ

Astım patogenezinin mekanizmalarının aydınlatılmasına yönelik olarak yapılan çalışmalarda iki önemli komponenti inflamasyon ve remodelling’dir (yeniden yapılanma). Astımda inflamasyonun, Tip 2 (T2) ve non-T2 inflamasyon olarak seyrettiği, T2 inflamasyonun çok daha yüksek oranda görüldüğü yapılan çalışmaların sonucunda ortaya konulmuştur. Bu kapsamda ülkemizden 2000-2023 yılları arasında astım patofizyolojisi ile ilgili olarak 81  tane araştırmanın yapıldığını görüyoruz. Bu araştırmalarda en sık astımda oksidan-antioksidan ilişkisi üzerine çalışmaların yapıldığı, bunu biyobelirteç ve genetik çalışmalarının takip ettiği görülmektedir. İn-vitro ve astım patofizyolojisinde hava yollarından alınan biyopsi çalışmalarının ise oldukça az olduğu görülmüştür.

Bu bölümde astım patofizyolojisinde; hayvan deneyleri ve klinik araştırmalardan oksidan-antioksidan ilişkisi, genetik, in-vitro çalışmalar, biyolojik belirteçler, hava yolu biyopsi çalışmaları ayrı ayrı ele alınmıştır. Bu kapsamda yapılan makalelerin yıllara göre dağılımı tablolar halinde ekte gösterilmiştir.

Ülkemizden astım patogenezine katkı sağlayan hayvan çalışması 13 tanedir. Bu çalışmalarda genellikle ovalbümin ile duyarlanan astımlı hayvan modellerinde çeşitli bileşenlerin  histopatolojik etkileri ve farklı tedavilerin astım modellerinde yarattığı değişiklikler incelenmiştir.

Klinik araştırmaların sayısı 27 tanedir ve bunların çoğunda hem Tip-2 hem de Tip-2 olmayan astım endotiplerindeki biyobelirteç düzeyleri incelenmiştir. En sıklıkla serumda sitokin düzeyleri, FENO ve lipid mediatörler, seyrek sayıda çalışmada pro-inflamatuvar ve anti-inflamatuvar etkinlikte biyobelirteç de araştırılmıştır.  

Astım patogeneziyle ilgili olarak yapılan çalışmalarda oksidatif stress biyobelirteçlerinin sıklıkla dikkati çektiği görülmektedir. Bu konuda 19 adet araştırma yayınlanmıştır. Oksidatif stress ile ilişkili çalışmalarda astımlı hastalarda oksidatif stress belirteçlerinin kontrol grubuna göre yüksek olduğu gözlenmiştir. 

Astımda yapılan genetik çalışma sayısı 13 tanedir. Bu analizlerde ise, bazı gen polimorfizmlerinde astım riskinde artış olurken bazılarının ise koruyucu özelliğe sahip olduğu bulunmuştur. Bazı çalışmalarda ise anlamlı ilişki saptanmamıştır.

Bunların yanısıra diğer astım çalışmaları başlığıyla 4 adet yayın vardır. Bu çalışmalardan birinde astımı olan ve olmayan mevsimsel alerjik rinitli hastalarda VEGF reseptörü ve Flk-1 ekspresyonu karşılaştırılmıştır. Bir diğer çalışmada; astımın eşlik ettiği nazal polipli, ve astım eşlik etmeyen ve BHR olmayan nazal polipli hastalar nazal ve bronşiyal  mukozal biyopsilerde immün histokimyasal analizler yapılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca farklı obez astım fenotiplerinin patogenezinde NK hücrelerin rolü, diğer çalışmada ise ACEİ ilişkili  öksürük gelişiminde  altta yatan astım varlığının ilişkisi araştırılmıştır. 

Astım patogeneziyle ilgili olarak 2000-2023 yılları arasında ülkemizden yapılan 81 adet çalışmalnın yllara göre dağılımı aşağıda görülmektedir. 

Şekil 1
Şekil 1

Sanal Astım Müzesi

Türk Toraks Derneği
Türk Toraks Derneği © 2023 . Tüm Hakları Saklıdır