RİSK FAKTÖRLERİ

Ağır astımın risk faktörlerini inceleyen makalelere bakıldığında ilk makale Bavbek ve ark. tarafından Türkiye’de erişkin astımının ağırlık düzeyleri ve risk faktörlerini araştırdıkları ve ağır astım konusuna ilk vurguyu yapmış olan makaledir (1). Bu makalede 300 astımlı hastada eşlik eden risk faktörlerinin yanı sıra serum eozinofil katyonik protein (ECP) düzeyinin hastalık ağırlığı ile ilişkisi araştırılmıştır. Hastaların %7’si ağır astımlı olarak tanımlanmıştır. Sonuç olarak uzun astım süresi, ileri yaş, analjezik duyarlılığı, nazal polip ve ECP yüksekliği ağır astımla ilişkili bulunmuştur (1). 

Bir diğer çalışmada Mungan ve ark. alerjik ve nonalerjik astımlılarda Tinea pedise yol açan dermatofit mantarlardan Trichophyton duyarlılığını araştırmışlardır (2). T. rubrum duyarlılığı tinea’sı olan nonalerjik astımlılarda en sık ağır astımlılarda saptanmış; ve ağır nonalerjik astımlıların fungal infeksiyon ve dermatofit duyarlanması yönünden de araştırılması önerilmiştir (2).

Bavbek ve ark. 2008’de 25 merkezde GINA basamak 4 ve basamak 5 tedavisine rağmen kontrolsüz (n=274) ve kontrollü (n=177) erişkin astımlı toplam 451 hastada anket çalışması yapmışlar (3). Kronik rinosinüzit, ASA/NSAID duyarlılığı ve osteoporoz sıklığının kontrolsüz hastalarda anlamlı derecede yüksek olduğunu bulmuşlardır. Ayrıca hastaların astım ilacından beklentilerinin semptomların hafifletilmesi olduğu ve ağır astım hastalarının günlük yaşamda önemli kısıtlamalar yaşadığı sonucuna varmışlardır (3). Aynı yıl Ozol ve ark. 102 kadın astımlıda atopinin astım şiddetine etkisini araştırmışlar ve 56 hastanın atopik, %22,5’nin ise ağır astımlı olduğunu saptamışlardır (4). Atopik olan ve olmayan hastalar arasında astım şiddeti sıklığını benzer buldukları için erişkin kadın astımlı hastalarda astım şiddeti ile atopinin ilişkili olmadığı sonucuna varmışlardır (4). 

Bir yandan ağır astımdaki gelişmeler sürerken, diğer yandan hasta uyumsuzluğu gibi klinik sorunlar ortaya çıkmıştır. Omalizumab alan ağır astım hastalarındaki koruyucu tedaviye uyumsuzluk Erdoğan ve ark tarafından incelenerek 2020’de yayınlanmıştır. Yirmi dokuz hastayı içeren bu gözlemde ağır astım tanısı olan hastaların bilgi ve motivasyon seviyeleri yüksek olmasına rağmen Omalizumab tedavisi sonrasında koruyucu inhaler tedaviye uyumlarının azaldığı gösterilmiştir (5). 

Sarıoğlu ve arkadaşları 2021’deki yayınlarında GINA 5. basamak tedavi alan ağır astımlılardaki serum vitamin D düzeyi 4.basamak tedavi alan ağır astımlılara göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur. D vitamini eksikliğinin astım şiddeti, kontrolsüz astım ve düşük akciğer fonksiyonu ile ilişkili olduğu gösterilmiştir (6).

COVID-19 ile ilişkili çalışmalar

Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisinin ülkemizdeki ağır astım hastaları üzerindeki etkileri 2021’de dökümente edilmeye başlanmıştır.  Aksu ve ark. tarafından biyolojik ajan tedavisi alan ağır astımlı hastalarda COVID-19 sıklığının araştırıldığı çalışmada omalizumab alan 62 ve mepolizumab alan 22 hasta incelenerek ağır astımlı hastalarda COVID-19 sıklığının daha yüksek olduğu ancak hastalığın çoğunlukla hafif ve orta şiddette seyrettiği gösterilmiştir (7).  Tuncay ve ark. da 46’sı mepolizumab ve 29’u omalizumab alan ağır astımlı hastaların pandemi dönemindeki seyirlerini inceledikleri çalışmada biyolojik tedaviye çeşitli sebeplerle ara veren hastaların COVID-19 açısından daha yüksek risk altında olduğunu belirlemişlerdir (8). Yıldız ve ark. tarafından 2022 yılında yayınlanan, biyolojik ajan kullanan ağır astım hastalarının COVID-19 insidans ve klinik seyirlerinin incelendiği çalışmada biyolojik tedavi alan hastalarda diğer ülkelerdeki çalışmalara göre daha yüksek oranda COVID-19 görüldüğü ancak hastalığın hafif seyrettiği belirtilmiştir (9). Sayaca ve ark tarafından omalizumab alan hastalarda COVID-19 seyri incelenmiş ve omalizumab tedavisinin COVID-19 riskini artırmadığı, bu sebeple ağır astım hastalarında pandemi süresince tedaviye ara verilmemesi gerektiği belirtilmiştir (10). 

Ulusal dergilerde yayınlanan çalışmalara bakıldığında ise Çölkesen  ve ark. 2021’deki yayınlarında her biri 80 hastadan oluşan COVİD açısından riskli 7 grupta (sağlık çalışanları, PİY, ağır astım, malignite, KVS hastalığı, hipertansiyon, DM) COVID-19 bulaşması korkusu ve neden olduğu mental hastalıklar araştırmışlardır.  Komorbiditeleri olan hastalarda ve özellikle sağlık çalışanlarında mental hastalık riskinin artmış olduğunu göstermişlerdir (11). Atayık ve ark. ağır astım tanısıyla 1 yıl boyunca takip edilen ve mepolizumab kullanan 27 erişkin hastadan SARS-CoV-2 enfeksiyonu geçirenlerde risk faktörlerini belirlemek için yaptıkları çalışmada SARS-CoV-2 PCR pozitifliği oranının %23,2 olduğunu saptamışlardır. Mepolizumab tedavisi sonrası eozinofil yüzdesindeki azalmanın SARS-CoV-2 bulaşması için risk faktörü olduğu sonucuna ulaşmışlardır (12).  Atayık ve ark. ağır persistan astım için monoklonal antikor (MAb) kullanan 62 hastada SARS-CoV-2 pandemisinin astım tedavisi ve kontrolü üzerindeki etkisini incelemişler ve hastaların tedaviye uyumunun %56.5 olduğunu saptamışlardır. Hem resmi hem de bireysel nedenlerle tedaviye uyumun azaldığını ve sokağa çıkma yasağının, hastaların tedaviye uyumunu en sık etkileyen faktör (%35.5) olduğunu göstermişlerdir (13). Beyaz ve ark. biyolojik alan 100 ağır astımlı (dupilumab= 7, mepolizumab=2, omalizumab=71) hastada biyolojiklerin SARS-CoV-2 enfeksiyonunun seyri üzerindeki etkisini değerlendirdikleri 2022’de yayınlanan çalışmalarında hastaların %15'inin COVİD-19 tanısı aldığını saptamışlardır. Üç hastada COVİD-19 sırasında astım alevlenmesi olmuş ve 2 hastanın hospitalizasyonu gerekmiştir. SARS-CoV-2 pozitif grupta, öncesine göre daha düşük eozinofil ve lenfosit seviyeleri belirlenmiştir. Biyolojik alan ağır astımlılarda COVID-19 enfeksiyonu oranı genel popülasyona göre daha yüksek olup biyolojiklerin ağır COVİD-19 ve ölüme karşı koruma sağlayabileceği ileri sürülmüştür (14).

KAYNAKLAR

  1. Bavbek S, Celik G, Ediger D, Mungan D, Sin B, Demirel YS, Misirligil Z. Severity and associated risk factors in adult asthma patients in Turkey. Ann Allergy Asthma Immunol 2000;85(2):134-9. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18699938/
  2. Mungan D, Bavbek S, Peksari V, Celik G, Gügey E, Misirligil Z. Trichophyton sensitivity in allergic and nonallergic asthma. Allergy 2001;56(6):558-62. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/11421904/
  3. Bavbek S, Misirligil Z; Study Group. A breath for health: an exploratory study in severe asthma patients in Turkey. Allergy 2008;63(9):1218-27. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18699938/ 
  4. Ozol D, Koca C, Mete E, Yigitoğlu R. Influence of atopy on asthma severity in adult female patients. J Investig Allergol Clin Immunol 2008;18(1):36-40. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/18361100/ 
  5. Erdogan T. Evaluating nonadherence to preventer inhaler therapy in severe asthmatic patients receiving omalizumab. Clin Respir J. 2020;14(12):1153-1158. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32780932/
  6. Sarıoglu N, Yalcın AD, Sahin F, Soyyigit S, Tepetam FM, Erel F. Does vitamin D deficiency in asthma affect clinical and functional parameters? A Turkish multicenter study. Allergy Asthma Proc 2021;42(5):e152-e158. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34474718/
  7. Aksu K, Demir Ş, Topel M, Yeşilkaya S, Ateş H, Koca Kalkan İ, et al. COVID-19 in patients with severe asthma using biological agents. Tuberk Toraks 2021;69(3):433-436. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34581170/
  8. Tuncay G, Cakmak ME, Can Bostan O, Kaya SB, Damadoglu E, Karakaya G, et al. The course of COVID-19 in patients with severe asthma receiving biological treatment. J Asthma 2022;59(11):2174-2180. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/34669544/
  9. Yıldız R, Demirel YS, Mungan VD, Aydın Ö, Sin BA, Ağca M, et al. Incidence and clinical course of COVID-19 in patients using omalizumab for chronic spontaneous urticaria and/or severe allergic asthma and using mepolizumab for severe eosinophilic asthma: A single center real life experience. Tuberk Toraks 2022;70(3):231-241. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36164947/
  10. Sayaca N, Cansız KA, Yıldırım E, Öztürk B, Kırmaz C. The effect of COVID-19 on patients recieving omalizumab treatment. Rev Fr Allergol (2009) 2023;63(2):103281. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36624750/
  11. Sayaca N, Cansız KA, Yıldırım E, Öztürk B, Kırmaz C. The effect of COVID-19 on patients recieving omalizumab treatment. Rev Fr Allergol (2009) 2023;63(2):103281. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36624750/
  12. Çölkesen F, Kılınçel O, Sözen M, ve ark. The Impact of SARS-CoV-2 Transmission Fear and the COVID-19 Pandemic on the Mental Health of Patients with Primary Immunodeficiency Disorders and Severe Asthma, and Other High-Risk Groups. Astım Allerji İmmünoloji;2021(19):84-91. https://search.trdizin.gov.tr/yayin/detay/448599/the-impact-of-sars-cov-2-transmission-fear-and-the-covid-19-pandemic-on-the-mental-health-of-patients-with-primary-immunodeficiency-disorders-and-severe-asthma-and-other-high-risk-groups
  13. Atayık E, Aytekin G. Effect of the SARS-CoV-2 pandemic on treatment processes of patients with severe asthma who were managed with monoclonal antibody. Hitit Medical Journal 2022;4(3);78–83. https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1137510/effect-of-the-sars-cov-2-pandemic-on-treatment-processes-of-patients-with-severe-asthma-who-were-managed-with-monoclonal-antibody
  14. Beyaz Ş, Erecan E, Mutlu P, Özşeker ZF. No increased risk of severe COVID-19 in asthma treated with biologics, Eurasian Journal of Pulmonology 2022; 24(2); 85–94. https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1120705/no-increased-risk-of-severe-covid-19-in-asthma-treated-with-biologics 

Sanal Astım Müzesi

Türk Toraks Derneği
Türk Toraks Derneği © 2023 . Tüm Hakları Saklıdır