|
Yıl
|
Yazar
|
Örneklem sayısı
|
Çalışma popülasyon özellikleri
|
Çalışılan parametreler
|
Sonuç
|
|
2006
|
Sekerel BE ve ark. (1)
|
345 erişkin hasta
|
3. basamak hastane
|
Anket ve görüşme, astım semptom ağırlık indeksi, GINA kontrol kriterleri, hasta astım algısı
|
Türkiye’de kılavuza dayalı astım kontrolü, hastanın hastalığın kontrolü ve şiddeti ile ilgili algısı ve etkili astım tedavilerinin kullanımını değerlendirmeyi amaçlayan çalışmada, ağırlık indeksine göre erişkin hastaların %19.4’ü hafif persistan astım, %28.4’ü orta persistan, %40.3’ü ağır persistan astım olarak saptanmıştır. Ağırlık kavramına GINA kriterlerine göre hastaların %1.25’i tam kontrol, erişkin hastaların % 93.6’sında gündüz semptomu, 2/3'ünde gece semptomu olduğu, %60’ında kurtarıcı ilaç kullanım öyküsü olduğu belirtilmiştir. Hasta ağırlık algısına göre orta veya ağır astımlıların %45'inin hafif astımlı olduğu ve semptom olmadığını, kontrol değerlendirilmesine bakıldığında ise hastaların %45’inin iyi kontrollü olduğu %27.5’unun ise kötü kontrollü veya kontrolsüz olduğu bildirilmiştir. Bu çalışmaya göre astım kontrol düzeyinin yeterli tedavi olanaklarına göre düşük olduğu belirtilmiştir.
|
|
2010
|
Türktaş H ve ark. (2)
|
1118 hasta
|
3. basamak hastane
|
Demografik ve klinik özellikler, AKT, SFT
|
Üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde AKT kullanılarak astım kontrol düzeyini değerlendirmek ve hastalığın kontrolünü etkileyebilecek faktörleri değerlendirmeyi amaçlayan çalışmada, hastaların yaklaşık yarısında (%51,5) astımın “kontrollü” (AKT ≥20) ve %48,5’inde “kontrolsüz” (AKT < 20) olduğu belirlenmiştir. Kontrol altında olmayan astımlı hastaların oranı, ağır astımlılarda hafif ve orta dereceli astımlılara göre anlamlı derecede daha yüksek olarak saptanmıştır. Kadın cinsiyet, ortaöğretimin altındaki eğitim seviyesi, FEV1 değerinin < %80, PEF değerinin < %80 olması, son bir yıl içinde hastane yatışı /acil servis başvurularının olması ve sistemik steroid kullanımının yetersiz kontrolle önemli ölçüde ilişkili olduğu belirtilmiştir.
|
|
2013
|
Yıldız F ve ark. (3)
|
572 hasta
|
2-3. basamak hastane
|
AKT, Klinik
|
Türkiye'deki astım hastalarının profillerinin ve inhaler tedavi cihazlarının astım kontrolü açısından değerlendirilmesini amaçlayan çalışmada olguların %61.5'u başlangıçta tam kontrollü olup, kontrolsüz grupta aktif sigara içme oranı yüksek saptanmıştır. Astımla ilişkili komorbiditeler
ile astım kontrolü arasında negatif korelasyon saptanarak bu grubun %63.6’sında kontrolsüz astım saptanmıştır. Allerjik rinit (%70.7) en fazla kontrolsüzlüğe neden olan komorbidite olarak belirtilmiştir. Düzenli vizitler ile kontrol oranında artış olduğu belirtilmiştir (1. vizit %61.5, 2. vizit %82, 3. vizit %84, 4. vizit %87.3). Çalışma da aktif sigara içiciliği ve astımla ilişkili komorbiditelerin varlığı astım kontrolünün anlamlı prediktörleri olarak belirlenmiştir. Fixed doz kombinasyonların astım kontrolünü sağlamada önemli olduğu ve astımla ilişkili komorbiditelerin varlığının kötü astım kontrolü ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
|
|
2013
|
Yildiz F.(4)
|
1385 hasta
|
3.basamak hastane
|
Sigara kullanımı, SFT, anket.
|
Bu çalışma Türkiye’ de astım hastalarının sigara kullanımı inceleyen ilk çok merkezli çalışmadır. Astımlı hastaların %11,4’ ünün sigara kullandığı(%15,1 kullanıp bırakmış, % 73,5 i ise hiç içmemiştir) bulunmuştur. Hastaların büyük bölümü kadın olduğundan ülkemizdeki % 44 ortalama sigara içme oranının altında görülmektedir.
Bu oran diğer Akdeniz ülkeleri prevalansından daha düşüktür. Bu düşük oran, hastaların sigara bırakma poliklinikleri olan üçüncü basamak hastanelerden olmaları, üniversite ve eğitim hastanelerinde astım yönetimi ile ilgilenen hekimlerin sigara bıraktırma konusunda bilinçli olmaları ile açıklanabilir. Sigara içen hastaların akciğer fonksiyonları daha kötü olup daha sık astım krizi geçirmektedirler. Sigara içen hastaların astım süresi daha kısa ve çoğunlukla gençler olup eğitim seviyesi daha yüksekti. Sigara içimi astım kontrolünü bozduğundan ülke ekonomisine daha fazla maliyet getirmektedir.
|
|
2014
|
Dursun AB. (5)
|
242 hasta
|
3.basamak hastane
|
AKT, BMI, Atopi
|
Erişkin astımlılarda cinsiyetin astım kontrolüne etkisini değerlendirmeyi amaçlayan çalışmada hastaların %45.5’i hafif, %40.9’u orta, %13.6’sı ağır astım olarak belirlenmiştir. %67.8’inin tam kontrollü, %17.8’inin kısmi kontrollü, %14.5’inde ise astımın kontrol altında olmadığı saptanmıştır. Cinsiyet ile kontrol arasında ilişki saptanmazken, hastalık süresi ve ağır astım varlığı astım kontrolünün bağımsız belirleyicileri olarak bulunmuştur.
|
|
2016
|
Gümüştakım
RŞ ve ark. (6)
|
100 hasta
|
2.basamak hastane
|
AKT ve ACQ
|
Birinci basamak sağlık kuruluşlarında astım kontrol düzeyini değerlendirmek ve astım konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan çalışmada kontrolsüz astım oranı AKT’ne göre %91, ACQ’ne göre %81 olarak saptanmıştır. Hastaların ilk görüldüğü yer olan birinci basamakta hastaların hekimler tarafından basit bir test olan AKT ile değerlendirilmesi gerektiği ve gerekli durumlarda diğer basamaklara yönlendirilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
|
|
2017
|
Mısırlıgil Z ve ark. (7)
|
1116 hasta
|
2 ve 3. basamak hastane /çok merkezli
|
Klinik, demografik veriler
|
Türkiye’de yeni tanı almış ve herhangi bir tedavi uygulanmamış astım ve KOAH hastalarının klinik ve sosyodemografik özelliklerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada hastaların %9.6’sı hafif intermitan, %37’si hafif, %45’i orta, %8.5’i ağır astım olarak gruplandırılmıştır. Rehberlere göre tedavi uyum ve over treatment bakıldığında hafif intermittan ve persistan astımlılarda yüksek doz tedavi %92.5 ve %86.2 iken, orta ağır ve ağır persistan astımlılarda %64.5 ve %6.5 olarak saptanmıştır. Yeterli tedavi hafif intermitan ve persistan astımda %4.8 ve %13.3 iken, orta ve ağır astımda %35.1 ve % 92.5 olarak saptanmıştır. Yetersiz tedavi ağır astımlı grupta %1.1 iken takip vizitleri sonrası kontrol oranlarının %44-63 arasında yükseldiği bildirilmiştir.
|
|
2017
|
Yıldız F ve ark. (8)
|
1400 hasta
|
3. basamak hastane /çok merkezli
|
Anket,demografik ve klinik bilgiler, AKT
|
Kontrolsüz astımlılarda hastalığın daha şiddetli olduğu, alerjik olmayan ve kontrolsüz astımlılarda daha sık hastane başvurusu olduğu saptanmıştır. Kronik rinosinüzit, normal /fazla kilolu ve allerjik hastalarda önde gelen komorbid hastalık iken, gastroözofageal reflü alerjik olmayanlarda ve kontrolsüz astımlılarda daha yüksek oranda saptanmıştır.Tüm coğrafi bölgeler arasında astım kontrol oranının en yüksek (%39,0) olduğu bölge Marmara bölgesi olarak bulunmuştur.
|
|
2023
|
Celik GE ve ark. (9)
|
2053 hasta
|
2 ve 3. basamak hastane /çok merkezli
|
Demografik, Klinik, AKT, SFT, SaO2 , periferik eozinofil değeri, IgE, deri prick test, radyolojik değerlendirme
(PA akciğer grafi, HRCT, PNS BT)
|
Erişkin astım hastalarının risk faktörleri, demografik parametreleri ve klinik özelliklerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışmada AKT’ne göre olguların %59’unun kontrol altında olduğu, kötü kontrollü astım olgularının (AKT; 5-15) ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha fazla olduğu saptanmıştır. Eğitim seviyesi düşük, FEV1 değeri düşük ve rinosinuziti olan astımlı hastaların daha fazla kontrolsüz astıma sahip oldukları belirtilmiştir.
|
|
GINA; Global Initiative for Asthma, AKT; Astım kontrol testi, SFT; Solunum fonksiyon testi, FEV1; Birinci saniye zorlu ekspitatuar volüm, PEF; Tepe akım hızı, BMI; Vücut kitle indeksi, ACQ; Astım kontrol ölçeği, SaO2; Oksijen saturasyonu, IgE; Immunglobulin E, HRCT; Yüksek rezolüsyonlu bilgisiyarlı tomografi, PNS BT; Paranazal sinüs bilgisayarlı tomografi
|